YOGA YAPMAYA BAŞLAMAK 6 (NİYAMA)

Yoga yapmaya başladığınızda, kendinizle ve kişisel gözlemlerinizle ilgili tutumunuzla da ilgilenirsiniz.

Yoga’da temizlik yani “sauca” önemlidir. İçsel temizlik, bütün organların sağlıklı bir şekilde işleyişini korumak açısından çok önemlidir. Beden duruşları, nefes alma teknikleri ve arınma uygulamaları fiziksel bedeni yıkayıp temizler ve toksinlerden arındırır. Ama aynı zamanda zihnimizin de temiz tutulması gerekir. Eski düşünce kalıplarına ve algılayış şekline tutunup kalmak, zihni karmaşık hale getirir. İçinde bulunduğumuz ortamın dış temizliği, bedenimizin dış ve iç temizliği, bazı nefes teknikleri, aynı zamanda zihnimizin de temizliği için zemin hazırlar. 

İnsanın gösterişsiz, alçakgönüllü ve kendinden ve yaşamdan elde ettikleri ile mutlu olması da önemlidir. Yoga’da buna “santhosa”denir. Yaşamda olup biteni kabullenmeyi içerir. Her anı doyasıya yaşamak ve yaşam yolculuğunun tadını çıkartmaktır. 

Zihin ve bedendeki birçok tıkanıklık ve kirliliği ortadan kaldırmanın yolu, beden duruşları ve nefes egzersizlerinden geçer.”Tapas” ısıtmak ve temizlemek anlamına gelir.Tapas aynı zamanda tam olma , kendini tanıma ve kişisel bütünlüğe karşı duyulan  arzuyu da temsil eder.Çile çekmek olarak da tanımlanır.

Beden, tapas sayesinde zihnin ve bedenin saflığını bozan zararlı maddelerden arınır. Yediğimiz besinler, aldığımız ilaçlar, okuduklarımız, televizyon ve sinemada izlediklerimiz ve düşündüklerimiz yoluyla bedenimize neyin girdiğine özen göstermeyi içerir.

Yalnızca acıktığınızda yemek yemek, doğru duruş ve bedensel hareketleri yapmak, düzenli nefes almayı ögrenmenin  yanı sıra, bize yararı olmayan düşünce arzu ve istekleri yok etmemiz için de tapas uygulaması gereklidir.

Enerjimizi yediğimiz besinlerden ve soluduğumuz havadan alırız. Bedenimize iyi bakmamız gerekir ve bu yüzden doğal arzularla seçilen doğru besinleri tüketmemiz gerekir. Zihnimizin arzu ettiği, bizi zorladığı besinleri değil, bizim için faydalı olduğunu bildiğimiz, doğal şekilde gereksinim duyduğumuz en az işleme tabi tutulmuş, antibiyotik ve hormonlara maruz bırakılmamış balık ve etler ile tahıllar, sebzeler ve meyveler tercihimiz olmalıdır. Abur cuburlar belki açlığı kısa bir süre bastırırlar ama içsel kimyamızın dengesini bozabilirler.

Televizyon reklamlarını ya da marketlerin cazibesine kapılıp aşırı yemek yemek kolaydır. Hatta yemek yerken televizyon seyretmek ya da bir şeyler okumak daha hızlı yemek yememize neden olur. Üzüntülü ya da sinirli olduğumuzda daha fazla yeriz. Duygusal nedenlerle yemek yer, tatlı bir şeyler arar, tatsız şeyleri bilincimizden atmak için yiyecekleri kullanırız. Unutmayın kullanacağınız anahtar ılımlı davranmak yani “bramachara”dır. 

“Svadhyaya” kendini inceleme, araştırma anlamına da gelir. Ne öğrenirseniz öğrenin, eğer sizi kendi kendinizi daha bütünsel olarak tanımlamanızı sağlıyorsa, o, “svadhyaya” dır.Gerçek benliğinizi inceleyip yeniden keşfetme olanağını elde edersiniz.Yoga’da kendi kendinize yakınlaşır, daha önce hiç farkına varmadığınız birçok şeyi keşfedersiniz. Yoga sutra, kendinizi daha iyi tanıdıkça, ilahi güçle bağlantınızın ve var olan her şeyle ortak bağınızın derinleşeceğini söyler. 

Farkındalığımız arttıkça ve yaşamın belirsizliğini deneyimledikçe aslında kontrolün bizde olmadığını fark ederiz. ”Isvarapranidhana” buna işaret eder ve yaşamda kontrolün elimizde olduğu şeklindeki sahte duyguyu yok ederek, Tanrı veya doğa, bütünlük ve kutsallık duygusunu bize yaşatan her ne ise, bizi ona yönlendirir. Dua etmek de isvarapranidhana’nın yaşamımızdaki rolünü kabul etmenin yollarından birisidir.

YOGA YAPMAYA BAŞLAMAK 5 (YAMA)

Yoga Sutralarına göre yoga, zihnimizi, dikkati dağıtmadan kesintisiz yönetme yeteneğidir. Amacımız zihnimizin billur gibi, geçmişimizin izlerinin ve geleceğimizin plan ve endişelerinin yer almadığı bir düzeye erişmesidir.

Çünkü algılarımız zihnimizdeki resimlere renk verir ve gerçeği net olarak görmemizi engeller.Ve biz durumu açık ve net göremezken doğru davranışta bulunamayız.

Gerçeği görmemizi engelleyen başlıca unsurlar; anlama, yanlış anlama, hayal gücü, bellek ve varsayımdır. Bunlar, dengeli ve ihtiyaçlarımız doğrultusunda uygun olduğunda yararlı olabilir ama aksi takdirde sorun yaratır.

Yoga yolunda ilerlerken dikkatimizi dağıtan nelerdir ??Patanjali’ye göre hastalık, zihin durgunluğu, şüpheler, sağduyu eksikliği, aşırı düşkünlük, kişinin kendi ruhsal durumu konusundaki yanılsama, sebat eksikliği ve gerileme, dikkatimizi dağıtarak bizi yoga yolundan uzaklaştıran belirtilerdir.

Bir şeyi doğru ve net görebilmeye başladığımız zaman, gerginliğimiz ,yerini huzur ve dinginliğe bırakır.Zaman geçtikçe daha uzun süreler boyunca düşüncelerden arınır, ve duygusal dengeye kavuşuruz.Yoga, daha sonra da alışkanlığa bağlı tavırlarımızı “gözden geçirme” alıştırması haline gelir ve zihnimizi yönetmeye başlarız.

Mesela yoga, zarar vermemeyi, saldırgan olmamayı “ahimsa”yı öğretir.Ama aslında ahimsayı “gözlemleyebilmek”, başkalarına karşı iyi, nazik, arkadaşça ve düşünceli davranmaktır. Ama ahimsa başkalarına karşı nasıl davrandığınızdan ibaret değildir. Yoga duruşlarını kendinize zarar vermemeye dikkat ederek yaptığınızda da ahimsa yı uygulamış olursunuz. Geçen her an içinde bedenin gereksinimine saygı duymak, dinlenmek ve uygun karşılığı vermek de ahimsadır.

Yoga, bize dürüstlüğü yani “satya”yı da öğretir. Gerçeği söylemek anlamına gelir satya. Ama doğruyu söylemek, her zaman mümkün olmayabilir. Gerçekleri söylemek başka bir kişi için yıkıcı olacaksa o zaman hiçbir şey söylememek daha iyidir. Konuşmadan önce düşünmek ve sözlerin sonuçlarını tartmak önemlidir.

“Asteya”, çalmamak ya da bize ait olmayanı almamak demektir. Ama bu sadece maddi şeyler için geçerli değildir. Bunun yanı sıra başkalarının fikirlerini de çalmamayı gerektirir. Hak etmeden almamayı, gücünü insanlık için değil, kendi çıkarları için kullanmamayı içerir.

Bramacarya” ise, genellikle cinsellik konusunda öz denetim ve kendini mahrum etme gibi algılansa da her şey gibi aşırı arzulara boyun eğmemek ve hiçbir şeyde aşırıya kaçmamak demektir.Önemli olan duyu ve arzuları “ılımlı” hale getirmektir. Hiç bir şey aşırıya kaçmamalı… Bu ilke yoga egzersizleri için de geçerlidir.

Son evrensel yasa ise “yalnızca gerekli olanı almak ve birisinden veya bir durumdan çıkar sağlamaya çalışmamak” anlamına gelen “aparigraha”dır. İnsanın gücünü doğru şekilde kullanması ve diğerlerini sömürmemesi demektir. Yogada öğrenci-öğretmen ilişkisinde de bu ilke geçerlidir. Öğretmen, her öğrenciye karşı adil ve sevecen olmalı, öğrenci de öğretmenin bilgi ve uzmanlığına güven duysa da bu, sağlıksız bir bağımlılık ve köleliğe dönüşmemelidir. 

 

KABUK YEMEĞİ (KAŞKARİKAS)

Çocukluğumda pek sebze sevmezdim.Babaannem bazan yalvara yalvara, dedem de oyunlarla yedirmeye çalışırdı.Ama çoğu zaman başarısız olurlardı.Bir tek bu yemek hariç.İsmi hoşuma giderdi…Oyuncak gibi gelirdi…Ekşiydi.. ve soğuktu..Diğer sebze yemekleri gibi ılık olmazdı bu nedense..

1.5 kg Kabak

1/2 çay bardağı zeytinyağı

1 kesme şeker

1/2 limon suyu veya ekşi yeşil erik

Kabakların kabukları etli bir şekilde soyulur.3 cm. lik parçalara bölünür.Bir tencereye konur ve yağ, limon suyu şeker, tuz ve üstünü örtecek kadar su ilave edilir.Suyunu çekinceye kadar pişirilir ve soğuk olarak yenir.

Limon suyu yerine 5-6 ekşi erik ilave edilerek de pişirilebilinir.

OSHO’DAN

“Kendinizle uyum içinde olmanız, varoluş ile uyum içinde olmanızın tek yoludur.

Kimsenin kişisel bir rehbere ihtiyacı yoktur. Çünkü kişisel rehberliğin

karşılığı sizin doğanızı bozacak olan, birine olan bağımlılığınızdır.

Sessiz olduğunuzda içinizdeki gerçek rehber size gözükecektir.”

OSHO