YOGA YAPMAYA BAŞLAMAK 2

İhtiyacınız olan tek şey çok az rahatsız edileceğiniz sessiz bir yer.Üzerinize rahat giyisiler giyin ve yüzüstü hareketleri yaparken yüzünüzü korumak için yere bir battaniye serin.Hareketleri, üzerinde halı serili olsa bile beton zemin üzerinde yapmaktan kaçının.Omurganız incinebilir.

Yoga popüler olmaya başladıktan sonra bazı yoga araçları geliştirilmiştir.Çok gerekli olmasa da kendinizi daha rahat ve güvenli hissetmenizi ve bazı hareketleri daha rahat yapmanızı sağlayabilirler.Bunlar yoga minderleri, kemerler, yastıklar ve kaymayı önleyici minderlerdir.Bu malzemeleri işlerimizi “kolaylaştırmak”  için kullanmamaya özen göstermeliyiz.Bir anlık tatmin duygusunu yaşayabilmek için bunlara ihtiyacımız olduğu gibi yanlış bir kanıya kapılabiliriz.

Minderinizin yumuşak olmasını öneririm.Duruşları uygularken omurganız ve dizleriniz için daha yararlıdır.Aslında doğru ya da yanlış diye bir şey yoktur.Kendi içgüdülerinizi izlerseniz sizin için en iyi olanı bulabilirsiniz.Bedeninizin sesini dinleyin ve nasıl rahat ediyorsa öyle yapın.

Herhangi bir duruşu uygularken, kendinizi nerede rahat hissediyorsanız, oraya kadar ilerleyin.Bu noktadan öteye gitmek için kendinizi zorlarsanız bu size hiç bir yarar sağlamaz. Böylece sabırlı olmayı öğrenirsiniz.Kaslarınızın belleği vardır ve esnek olmayı zaman içinde öğrenirsiniz.

Yogada rekabet yoktur, herhangi bir duruşu, tam olarak yapmanız gerektiği gibi yapamayabilirsiniz.Yogayı öğrenmenin bir parçası da, kendinizi başkalarıyla aynı seviyede olmanız gerekmediğinin bilincine vararak rahatlatabilmek ve bulunduğunuz nokta ile gurur duymaktır.

Sevgilerimle.

YOGA YAPMAYA BAŞLAMAK 1

Genelde kendinizi bir egzersiz programına alıştırmanın en zor yanı işe başlamaktır.Yoganın farklı olduğunu göreceksiniz.Bir kez yoganın bedeninize yaptığı canlandırıcı etkiyi tadınca, bir daha bırakmak istemeyeceksiniz.Yogaya başlamak düşündüğünüzden daha kolaydır.İhtiyacınız olan şeyler sessiz bir köşe, bir mat, bir örtü, size huzur veren bir müzik… Ve işte başlamaya hazırsınız.

Yoganın size sağlayacağı yararların, zarafetinin, güzelliğinin ve inceliğinin tadını çıkarmaya bakın.

Eğer çalışmanızı sabah yapmayı seçerseniz, kaslarınızı ısıtmak ve daha az tutuk olmalarını sağlamak için önce bir duş alın.Kaslarınız günün bu saatinde daha az esnek olduğu için sabah yapılan hareketlerde fiziksel ilerlemeniz daha yavaş olabilir.Ancak hareketleri sabah yapmanın yararı, günün geri kalan kısmında kendinizi iyi hissetmenizi sağlamasıdır.

Akşamları yoga yapmak da eşit ölçüde yararlıdır.Kaslarınız sert değildir ve bu da hareketlerinizde ilerlemenizi kolaylaştırır. Bitirdikten sonra da iyi bir uyku çekersiniz ve ertesi sabah uyandığınızda kendinizi yenilenmiş hissedersiniz.Yoganızı hafif bir yemekten sonra yapmak en iyisidir, ya da yemeğinizi yedikten en az bir saat sonra.

İdeali, her gün yapmaktır.Bazı günler yalnızca birkaç egzersiz yapmaya zaman bulacak kadar vaktiniz varsa, kendinizi çok iyi hissetmenizi sağlayan hareketleri yapın.O gün hangi hareketlere ihtiyacı olduğunu anlayabilmek için de, bedeninizi dinleyin.

Unutmayın, yoga yaparken kendinizi zorlamanıza ve egzersiz yapmaya zaman bulamadığınız için kendinizi suçlamanıza yer yoktur.

Sevgilerimle.

EGO’NUN KÜÇÜK MUMUNU ÜFLEYİN

Büyük Hintli şair Rabindranath Tagore sürekli olarak güzellik hakkında, onun ne olduğu hakkında düşünüyordu. Bir şair doğal olarak güzellikle ilgilidir. Onun zihni güzellik üzerine fikir yürütüyordu. Bir dolunay gecesi o bir teknedeydi. Ve muhteşem bir geceydi: Gökteki dolunay ve nehrin sessizliği ve etraftaki orman. Ve o teknede yalnızdı. Sadece arada bir, bir kuş ötüyordu – hepsi bu – ve sonrasında sessizlik, öncesinden daha derin hale geliyordu.

Ancak Tagore, “Güzellik nedir?” sorusu üzerine kafa yoruyordu. Ve o, çok eski yazıtlara bakıyordu. Kamarasında sadece yanmakta olan bir mumu vardı. Yorulmuş, bu eski yazıtlarda bile güzellik hakkında hiçbir şey bulamadığı, sadece sözler ve sözler olduğu için hayal kırıklığına uğramış bir şekilde gece yarısı olduğundan mumu üfledi ve gözlerine inanamadı.

Mumu üflediği anda ansızın pencereden, kapıdan ay ışığı hemen içeri giriverdi. O başka bir dünyaya sıçramıştı. Hemen dışarı çıktı. Gecenin sessizliğinde aya baktı ve ay nehirde yansıyordu ve tüm nehir gümüş rengindeydi. Ve kıyıdaki orman derin ve yoğundu… ve güzellik buydu!

Ancak o kitaba bakmaktaydı. Ve güzellik onu hemen kapın dışında bekliyordu. Ancak bu küçük sarı mum ışığı gecenin ihtişamını engelliyordu. Ve o, yazıtlardaki düşüncelerle o kadar doluydu ve meşguldü ki onun bir dolunay gecesi olduğunu bütünüyle unutmuştu.

Yazıtı nehre attı ve bu onun güzellik hakkında düşündüğü son gündü. Düşünmenin faydası olmayacak dedi. Güzellik oradadır: Biz kendimizi ona açmalıyız. Mumu, egonun küçük mumunu üflemeniz gerekiyor. O zaman Tanrı pek çok şekillerde içeri girer ve güzellik sana nüfuz eder.

Mükemmel Ermiş – OSHO

YOGANIN GÜZELLİĞİNİ KEŞFEDİN

Yoga dersine hiç katılmamış birisi bile, yoganın fiziksel formu korumak için uygulanan bir yöntemden daha fazlası olduğunu bilir.

Yoga, bedeninizin stresini ve yorgunluğunu alır; düzenli çalışırsanız güçlü ve esnek bir vücuda sahip olursunuz. Bir adım daha ileri giderseniz, fiziksel duruşları uygularken duyularınızı ve duygularınızı su yüzüne çıkartır, ve algıladıklarınızın fiziksel yapınızla nasıl bağlantılı olduğunu keşfedersiniz.İçsel düşünce ve duygularınızı yani duygusal bedeninizi keşfeder, onunla uyum içinde yaşamanızı sağlayan bir yöntem geliştirirsiniz.

Olumlu ve olumsuz duygularınızı, duyularınızı depolayan enerji merkezlerimiz vardır. Çoğu zaman olumsuz duygulara sımsıkı tutunduğumuzun farkına varmayız, özellikle de bunlar ufak ya da önemsiz görünüyorsa. En ufak olumsuz duyguyu bile içimizde beslemek, olumsuz enerjinin oluşmasına neden olabilir. Biz, içimizdeki bu oluşumdan habersiz iken, bu duygular bedenimizin içinde sıkışıp kalır ve iç huzurumuza, mutluluğa giden yolu tıkar.Bu enerjiyi ortaya çıkarmak ve gerçek olduğunu kabullenmek ondan kurtulmamızı sağlayacak ilk adımdır.

Yoga, bu enerjiyi kontrol altına alarak açığa çıkartmak için ihtiyacınız olan yöntemleri size sunar, fiziksel ve ruhsal sağlığınıza kavuşmanızı kolaylaştırarak yaşamda ilerlemenize izin verir. Duruşları uygulayarak fiziksel dayanıklılık ve esneklik seviyenizi yükseltirken,duygusal olarak da üst seviyelere çıkarsınız.

Yoganın sunduğu tüm olanaklarla bedeninizin hem fiziksel hem de ruhsal olarak ne kadar güçlenebileceğini keşfedin. Bir adım ileri gidin ve ruhunuzla -yani “kendinizle” yani “olduğunuz” kişiyle -yeniden bağlantı kurduğunuzu hissetmeye başlayın.Bu da kim olduğunuzu bilmeniz ve nereden geldiğinizi anlamanızla mümkündür-zayıflıklarınız ve korkularınızla.

Yoga, ne mistik bir çalışmadır ne de yapabilmek için inanılmaz derecede esnek olmayı gerektirir.Bir şeyleri “yapmak” ya da “olmak” zorunda değilsiniz. Yalnızca kendiniz olun ve daha sağlıklı, güçlü, dolu dolu bir yaşam sürmek arzusu duyun.

Yüreğinizi açık tutun ve yoganın güzelliğini keşfedin.

Sevgilerimle.

YOGA İLE BAŞLAYAN YOLUM

Yoga ile yolum, fiziksel bedenimin verdiği olumsuz sinyallere çözüm ararken kesişti. Eskiden beri daha çok fiziksel aktivitesi güçlü sporları tercih ederdim. Çünkü bedenimin fiziksel sınırlarının daha üst seviyelerde zorlanmasını isterdim.

Yıllar geçtikçe, bedenimdeki zorlama aynı şekilde hayatımda da önemli bir hale gelmişti…

Özel hayatımda, iş hayatımda, ilişkilerimde hep sınırları zorladığımı fark ettim. O kadar “daha” diyordum ki severek yaptığım şeylerin bile keyfini çıkaramıyordum. Çünkü tek kilitlendiğim şey “daha iyisini” yapmaktı. Ve tek rakibim kendim olduğum için de “sınır”ım yoktu.

Zaman içinde bu yaşam tarzının olumsuzlukları beni etkilemeye başladı…

Ve durdum ve düşündüm…

Ben ne yapıyordum. Zavallı bedenim, ruhum, duygularım bu yükü taşıyamaz hale gelmişti. Ve ilk sinyaller bedenimde başladı…

Bir spor salonunda egzersizlerle sorunlarıma çare aramaya başladım. Çalışmalardan sonra yaptığım esneme hareketlerinden aldığım haz çok hoşuma gitmişti. Yaptığımın kendi geliştirdiğim bir tür yoga olduğunun yıllar sonra farkına vardım. Bedenim, kendi doğası gereği ihtiyacı olan esneme hareketlerini gerçekleştiriyordu..

Yıllar önce bir düşme sonucu ciddi bir boyun travması geçirmiştim. Haliyle bu kaza benim için korkunç bir deneyimdi. Boyun travması dışında bu olay, benim uyanmam için yapılan bir çağırıydı. Uzun yıllar rehabilitasyon gördükten sonra bile hala boynumdaki ağrıdan ve sırtımın üst kısmında sağ omzumun kürek kemiği altındaki, beni sürekli rahatsız eden düğümlenmeden şikâyetçi idim.

Spor salonunda yoga derslerinin başladığını öğrendim ve yoga dersleri almaya başladım.

Nasıl olduysa Yoga programındaki dersleri iki hafta uyguladıktan sonra, bir gün ağrılarımın yok olduğunun farkına vardım.

Yoga çalışmak benim için doğal bir adımdı. Çalışmalarım sayesinde nasıl fiziksel, duygusal ve zihinsel olarak daha güçlü hale geldiğimi keşfettim. İçimdeki asıl “ben” in açığa çıkmasına izin verdim.

Yıllardan beri form tutmanın çeşitli şekillerini zevk alarak yaptıktan sonra, ilk kez tamamen bir bütün olan bedenimi çalıştıran bu deneyimden çok hoşlandım. Bu yogada çok ilgimi çeken, merak uyandıran bir taraf vardı ve daha fazlasını istediğimi biliyordum.

Yogada benim sandığımdan çok daha fazlası vardı ve fiziksel bedenimin iyileştiği süreç içinde fark ettim ki, ruhsallıkla bütünleşmem on misli hızlanarak beni sadece kısa 5 yıl içinde çok farklı bir yere getirdi. Bunların yanı sıra bana yardım ederek, kapılar açan kişilerle tanıştım ki, kapı bir kez açıldı mı geri dönemeyeceğimi biliyordum.

Kendimi her zaman bir öğrenci olarak gördüm ve her zaman çalışmanın ve öğrenmenin gerekliliğine saygı duydum. Son iki yılda da, Hocam, Adnan Çabuk, yıllar boyu etrafıma yerleştirdiğim koruyucu katmanlarımı gerçek anlamda soyup atarak, içsel işleyişim ve iyileşmem yolunda ilk adımlarımı atmamda ustaca yardım etti. Bundan sonra da hayatımda önemli roller oynayacak iki insanla tanıştım.

Benliğimin içinde her zaman var olan gerçek tarafımın ve bahşedilmiş yeteneklerimin ortaya çıkmasında bu iki insanın katkılarını hayatım boyunca minnetle anacağım.

Kendi yolumda yürürken, bu yolculukta karşılaştığım birçok başka insan, kendilerine has eşsiz yöntemlerle bana yardımcı oldular.

Eşsiz desteklerini esirgemeyen, aklıma takılan konuları her zaman dinleyen ve kendi nazik bilgeliklerini ortaya koyan çok özel dostlar edindim.

Aynı zamanda öğrenmenin, gelişmenin, büyümenin ve bu yaşamda olmasını istediğimiz şeyleri elde etmenin yaşı olmadığını da öğrendim.

Yapmamız gereken tek şey denemek.